Can veren, [1208] can bağışlayan, sağlık veren. [1209]

Allah (c.c), hayatı dilediğine bahşeder. Mü'minlerin kalbini nuruyla yeşerten Allah, noksan sıfatlar­dan münezzehtir. Peygamberini hak üzere gönderen, insanları uyarması için kitabı indiren, kafirlere karşı vaadini gerçekleştiren Allah'a hamdolsun.

Noksan sıfatlardan münezzeh olan, Yüce Allah gökten su indirendir. Her türlü canlıyı ise sudan ya­ratmıştır.

"Allah'ın rahmetinin eserlerine bir bak: Arzı, ölümün ardından nasıl diriltiyor! Şüphesiz O, ölü­leri de mutlaka diriltecektir.'[1210]

"Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde kalıp ondan hiç çıkamayacak durumdaki kimse gibi olur mu? İşte kâfirlere yap­tıkları böyle süslü gösterilmiştir."[1211]

Resulullah (s.a.v.):

 "Sabah çıktığınız zaman: "Ey Allah'ım! Senin sayende sabahladık, senin sayende akşamladık, senin diriltmenle dirilir, senin öldürmenle ölürüz, dönüş Sanadır, deyiniz." buyurdu.

Yüce Allah'ın bu ism-i şerifi Kur'ân-ı Kerim'de 49 yerde ihya şeklinde iki yerde de muhyi şeklinde geçmektedir.[1212]

Allahu teâlâ cansız maddelere can verir. Bir de bakarsın, dün ortada yokken, bugün canlı bir mahlûk, meselâ, bir nebat, bir hayvan, bir insan meydana geliverir. Hergün binlerce in­san hayat bulur, dünyâya gelir. Binlerce insana ölüm gelir, çe­kilir gider. Bütün bunlar Allah'ın emr ü fermâniyle, yaratmasiyle ve müsaadesiyle olur. Allah, yoğu var edip hayat verdiği gibi, ölüyü de tekrar canlandırabilir. Öldürüp diriltmenin çe­şitleri vardır. Bunlar âdl sebeplerle vâki' olabildiği gibi hari­kulade suretlerde de olur.

İnsan kendi evvelini düşünmeli. Bir vakitler ölü idik. Hayâtımız yoktu, sonra ana rahminde Allah vücûdumuzu ya­rattı, hayat verdi, dünyaya çıkardı. Teneffüs ediyor, gıdalanıyor, büyüyor, boylu poslu, güçlü kuvvetli, arar, düşünür, bi­lir, bulur, işitir, söyler, kırar, koparır bir insan oluyor, döl, döş türetiyoruz. Bu hayat bizim malımız değil, sırf Allahu teâlâ'nın bahşettiği bir ni'mettir. Dünyâ bir imtihan yeridir. Orada herkes yaptığı işle kendi değerini göstermiş ve bunu fii­len imzalamış olur. Allah, vakti gelince öldürecek ve sonra, herkese yaptığının karşılığını vermek üzere tekrar diriltecektir. [1213]

 Kula Gereken Şey:

 Yokken verilen hayat ni'metlerine şükretmek, sonra hayâ­tı gidecek olan ölümü dâima gözönünde tutarak güzel işler yapmağa çalışmak, ölümle neticelenecek olan bu fâni hayâtın kıymetini ona göre ölçmek... [1214]

 

[1208] Prof. İzzeddin Cemel, El-Esmaü’l-Hüsna, Ravza Yayınları: 268.

[1209] Ali Osman Tatlısu, Esmaü’l-Hüsna Şerhi, Başak Yayınları: 168.

[1210] Rûm, 30/50

[1211] En'âm, 6/122

[1212] Prof. İzzeddin Cemel, El-Esmaü’l-Hüsna, Ravza Yayınları: 268-269.

[1213] Ali Osman Tatlısu, Esmaü’l-Hüsna Şerhi, Başak Yayınları: 168.

[1214] Ali Osman Tatlısu, Esmaü’l-Hüsna Şerhi, Başak Yayınları: 168-169.